estet.net


  • Meme Kanseri ve Tanı Yöntemleri

Meme kanseri nedir ?

Meme kanseri, memenin süt kanalları veya süt yapan dokularından kaynaklanan bir tümördür. Kadınlarda en sık görülen kanserdir. Düzenli yaptırılan meme filmleri (mamografi) elle muayenede fark edilmeyecek kadar küçük kanserlerin fark edilmesini sağlar. Bu kadar erken devrede meme kanserinin tespit edilmesi halinde hastaların normal sağlıklarına kavuşma şansları oldukça fazladır.

Nasıl teşhis edilir ?

Kadının kendi kendini muayenesi :

20 yaşından sonra ayda bir kez (adet görenlerin adet bitiminden 5-7 gün sonra) kadınların memelerini kontrol etmeleri gerekir. Kendi kendini muayene sırasında memesinde sıra dışı bir durum (şişlik, sertlik, deride kalınlaşma, meme başında çekilme, meme başından akıntı vb) fark eden kadınların hemen bir cerraha müracaat etmeleri gerekir.

Doktor muayenesi :

Cerrahi muayenede hastanın yakınmaları dikkatle dinlenir, öz geçmişi (doğum sayısı, adet düzeni, önceki ameliyatlar, kullandığı ilaçlar vb)ve aile öyküsü (yakınlarında kanser olup olmadığı)öğrenilir, meme görünümünde ve/veya elle muayenede memede şüpheli bir durum var ise radyolojik inceleme istenir.

Radyolojik tetkikler :

Mamografi (meme filmi) :

Gelişmiş ülkelerde meme kanserinin erken teşhisi için meme tarama programları uygulanmaktadır. Bu taramalar sayesinde meme kanseri çok erken dönemde teşhis edilmekte ve çoğu hastada memenin tamamı alınmadan cerrahi tedavi tamamlanabilmektedir. Ülkemizde genel eğilim risk grubundaki kadınlara tarama mamografileri yapılması yönündedir. Risk grubunda yer alan kişiler; birinci derece akrabalarında (anne, kız kardeş) meme kanseri olanlar, meme kanseri teşhisi ile tedavi görmüş olanlar, hiç doğurmayan veya 30 yaşından sonra doğuranlar, ilk adetini 12 yaşından önce görenler, 50 yaşından sonra menopoza girenler şeklinde sıralanabilir. Menopozda nedeni ile hormon tedavisi görenlere düzenli mamografik kontrol yapılmalıdır. Mamografi, memenin direkt filminin çekilmesidir. Kaliteli bir film ve doğru tanı için, mamografi cihazının ve kullanılan filmin kaliteli olması yanında filmi değerlendiren radyoloji uzmanının bu konuda deneyimli olması da önemlidir. 35 yaşın altındaki kadınlarda, meme dokusu oldukça yoğun olduğundan mamografide tümörü görmek oldukça zordur ve ultrasonografi veya MRI bu hasta grubunda daha yararlı olabilir.

Ultrasonografi :

Bu yöntemle, vücut için zararlı olmayan ses dalgalarının yansımaları ekranda izlenerek değerlendirilir. Meme filmi çektirilen kadınların bazılarında, memeyi daha iyi değerlendirmek için mamografiye ek olarak ultrasonografi yapılması gerekebilir. Genç kadınlarda mamografi ile iyi bir görüntü elde etmek zor olduğundan sadece ultrason yeterli olabilir.

Emar görüntüleme (MRI-Magnetic Resonans Imaging) :

Mamografi ve ultrasonografi ile değerlendirmenin güç olduğu çok özel durumlarda başvurduğumuz bir tanı yöntemidir. Mıknatıslı bir ortamda, özel bir kontrast madde(ilaç) verilerek, meme içerisinde tümör olup olmadığı araştırılır.

Biyopsi :

Memede ele gelen veya radyolojik incelemede tespit edilen anormal durumun kesin teşhisi için, bu bölgeden örnek alınıp, mikroskop altında patoloji uzmanları tarafından incelenmesi gerekir. Memedeki şüpheli dokudan parça (örnek) alma işlemine biyopsi adı verilir. Değişik biyopsi yöntemleri vardır.

İnce ve kalın iğne biyopsileri :

Muayenede veya mamografi/ultrasonografi ile tespit edilen ve ele gelmeyen kitlelerden özel iğnelerle küçük dokular alınması işlemidir.

Cerrahi biyopsiler:

Ameliyathane ortamında, lokal ve genel anestezi altında tümörlü dokunun bir kısmının veya tamamının çıkarılmasıdır. Muayenede memede şişlik ele gelmiyorsa, mamografi veya ultrasonografi incelemesinde çok küçük tümör veya tümör şüphesi taşıyan bölge var ise bu bölgeye, radyoloji uzmanı tarafından ucu çengel şeklinde ince bir tel yerleştirilerek memenin bu kısmı işaretlenir ve cerrah tarafından ameliyathanede çıkarılır.

Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir ?

Kadınlarda görülen kanserler içerisinde, tedavisinde en çok başarı sağlanan kanserlerden biri meme kanseridir. Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi tedavi seçenekleri içinde yer alır. Bazı özel durumlarda cerrahi tedavi tek başına yeterli olabilmektedir. Bazı hastalarda bu üç tedavi şeklinin bir arada uygulanması gerekebilir.

Cerrahi tedavi ve seçenekler :

Birçok organ kanserinde olduğu gibi burada da hedef, kanserli dokunun onkoloji ilkelerine uygun olarak çıkarılması, koltuk altı lenf bezlerinin kontrol edilmesi –sentinel lenf nodu biyopsisi-ve gerekirse lenf bezlerinin tümünün temizlenmesidir. Kanserin tedavisine yönelik bu işlem yapılır iken, kadın için çok önemli bir organ olan memenin estetiğinin korunması veya kaybının telafi edilmesi giderek önem kazanmaktadır. Meme kanseri hastanın ve hastalığın durumuna göre üç ayrı cerrahi yöntem ile tedavi edilebilir.

Meme koruyucu cerrahi tedavi :

Sadece memedeki tümör ve gerekirse koltuk altındaki lenf bezlerinin tamamı çıkarılır. Bu ameliyatın yapılabilmesi ; tümöre (tümör büyüklüğü, cinsi ve saldırganlık derecesi gibi) ve hastanın meme büyüklüğü gibi bazı özel şartlara bağlıdır. Ayrıca hastanın da böyle bir ameliyatı istemesi gerekir. Yapılan bilimsel çalışmalara göre, uygun seçilen ve iyi tedavi edilen hastalarda memenin alınıp alınmaması hastanın yaşam süresini etkilememektedir. (bakınız meme koruyucu cerrahi ve memenin yeniden şekillendirilmesi)

Deri koruyucu mastektomi :

Memenin derisi ve bazı hallerde meme başı da korunarak meme dokusu cerrahi olarak çıkarılır ve aynı ameliyatta meme yapılır (bakınız deri koruyucu mastektomi ve anında meme rekonstrüksiyonu)

Memenin tamamının alınması (mastektomi) :

Mastektomi Memenin tamamının koltuk altı lenf bezleri ile birlikte alınmasıdır. Bazı durumlarda bu kaçınılmazdır. Meme kaybının kadınlarda yarattığı psikolojik sorunlar bugün daha iyi bilinmektedir. (bakınız deri koruyucu mastektomi ve meme rekonstrüksiyonu)

Kemoterapi (ilaç tedavisi) :

Ameliyat alanının dışına kaçma ihtimali olan kanser hücrelerini yok etmek için ilaçla tedavi yapılır. Günümüzde çoğu merkezde, tümörün çapı 1cm'den büyük olan hastaların çoğuna kemoterapi yapılmaktadır.

Radyoterapi (ışın-şua tedavisi) :

Memesi alınmayan kadınların hepsine, memesi alınan kadınların ise bir kısmına ışın tedavisi verilmektedir.

Hormon tedavisi :

Kanserli dokunun incelemesinde tümör hücrelerinde östrojen ve progesteron reseptörlerinin bulunduğu tespit edilirse, hastalara hormon tedavisi uygulanır.