estet.net


  • Malign Melanomu daha iyi anlamak için : Melanom Terimleri Sözlüğü

Akral lentijinöz melanom (Acral lentigineous melanoma) : Lentijinöz melanom, deri melanomunun bir tipidir, tırnak altı melanomu olarak da bilinir. Avuç içi, ayak tabanı ve tırnak altında görülür. Diğer melanomlarda farklı olarak güneşe maruz kalma ile ilgili görünmemektedir.

Adjuvan tedavi (Adjuvant Therapy) : Melanom ameliyatı ardından kemoterapi (ilaç tedavisi) veya radyoterapi (ışın-şua tedavisi) gibi ek tedavilerin yapılmasıdır. Seçilmiş hastalara uygulanır.

Asimetri (Asymmetry) : Derideki lekenin bir yarısının diğer yarısından farklı olmasıdır.

Ben (mol, nevus) : Cildin iyi huylu, selim oluşumlarıdır, esmer, kahverengi veya ten renginde olabilir. Deri ile aynı hizada veya deriden kabarık yapı gösterebilir.

Biyopsi (biopsy) : Mikroskop altında inceleme yapmak için, melanom düşündüren deri lezyonundan/büyümüş lenf bezinden doku parçası (örneği) veya hücrelerin alınması işlemidir.

B-RAF onkogeni : B-RAF onkogenin sporadik malign melanoma vakalarının yaklaşım %40-%65'inde mutasyona uğradığı gösterilmiştir. B-RAF geninde mutasyon analizi, mutasyona uğramış dokudan (nevus veya malign melanoma) alınan örnekler üzerinde rutin moleküler genetik tanı yöntemleri ile yapılmaktadır. B-RAF V600E mutasyonu tespit edilen hastalarda yeni bir molekül olan Vemurafenibin kullanılabilmektedir.

Breslow kalınlığı (Breslow Thickness) : Mikroskop altında yapılan bir ölçüm şeklidir. Deri yüzeyinden itibaren oküler mikrometre ile milimetre olarak ölçülen tümör kalınlığıdır. Melanomda en önemli prognostik göstergedir. <1 mm ince melanom olarak adlandırılır. > 4 mm kalın melanomdur.

Clark düzeyleri (Clark's Level) : Hastalığın evresi ile alakası yoktur, tamamen derinin histolojik katlarına dayanılarak yapılan bir sınıflandırma şeklidir. >1 mm kalınlığındaki tümörler için prognostik değeri yoktur. Deri yüzeyinden aşağı doğru, tümör hücresinin istila ettiği deri katını temel alarak yapılan bu tanımlamada tümörün ne kadar derin olduğu gösterilir.

* Clark's Level I-tümör epidermiste (üst deride)

* Clark's Level II-tümör papiller dermiste

* Clark's Level III-tümör papiller dermisi doldurmuş

* Clark's Level IV- tümör retiküler dermisi tutmuş

* Clark's Level V-tümör deri altı yağ dokusuna sıçramış

(Melanomun vücutta bulunduğu yere göre, her Clark düzeyi için milimetre cinsinden kalınlık değişir, insandan insana fark gösterir. Bir kişide Clark level III, 1 mm kalınlığında iken bir başkasında 2 mm olabilir.)

Dermis (Dermis) : Cildi oluşturan iki esas tabakanın altta olanı

Displastik nevus (Dysplastic nevi) : Sık görünen benlerden farklı görünümdeki atipik nevuslardır. Genellikle 5mm den daha büyüktür, sınırları düzensiz veya belirsiz olabilir. Rengi pembeden koyu kahverengine kadar değişebilir. Tamamı veya bir bölümü düzdür.

Epidermis (Epidermis) : Cildi oluşturan iki tabakadan üstte olanı.

Eksizyonel biyopsi (excisional biopsy) : Derideki benin tamamının, çevresinden bir miktar sağlam doku ile birlikte kesilerek çıkarılmasıdır. Parça tahlil için patolojiye gönderilir.

Evreleme (Staging) : Melanom hastalığının hangi aşamada olduğunu gösteren bir değerlendirme sistemidir. Yayngın olarak kullanılan TNM sistemidir. Burada T tümör, N lenf nodu ve M uzak metastazı gösterir. Evre I ve II hastalığın sınırlı olduğunu, Evre III hastalığın lenf bezlerine yayıldığını, Evre IV ise hastalığın vücuttaki herhangi bir organa yayıldığını gösterir.

Geniş Lokal Eksizyon (Wide local Excision) : Melanom tanısı alan renkli lezyonun veya biyopsi nedbesinin çevresindeki sağlam dokunun emniyet için daha geniş çıkarılmasıdır. Ameliyatta çıkarılması gereken sağlam doku genişliği, melanomun kalınlığına göre (1-3 cm) değişir.

Hipertermik İzole OrganPperfüzyonu (Hyperthermic Isolated limp perfusion) : Kol ve bacak melanomlarında tekrarlayan in-transit metastazların tedavisi için en etkin yoldur. Ekstremite dolaşımı, kalp/akciğer makinasına bağlanarak veya özel bazı kataterler yardımı ile vücut dolaşımından geçici olarak ayrılır, antikanser ilaç ile kol/bacak yıkanır. Böylece yüksek ilaç dozlarına çıkılabilir. Isı ilaçların etkisini olumlu yoldan etkiler.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi [Fine Needle Aspirate (FNA), Fine Needle Aspiration Cytology (FNAC] : İğne, doku veya tümör içine sokularak sıvı veya hücre enjektör ile çekilir. Bu doku bir cam üzerine yayılır ve mikroskop altında incelenir. Kimi zaman ultrason veya bilgisayarlı tomografi gibi radyoloji cihazları kılavuzluğunda, iğne ile tümör dokusu içine girilir ve doku örneği alınır.

İnsizyonel biyopsi (Incisional Biopsy) : Derideki benin/tümörün bir bölümünün kesilerek çıkarılmasıdır. Parça tahlil için patolojiye gönderilir.

İn-transit metastaz : İlk tümör yeri ile lenf bölgesi arasında deride, deri altında veya daha nadir olarak derin lokalizasyonda, lenfatik damarları içinde yerleşip büyüyen melanom depozitleridir.

İzole organ perfüzyonu (Isolated limp perfusion) : Kol ve bacak melanomlarında tekrarlayan in-transit metastazların tedavisi için en etkin yoldur. Ekstremite dolaşımı, kalp/akciğer makinasına bağlanarak veya özel bazı kateterler yardımı ile vücut dolaşımımdan geçici olarak ayrılır, antikanser ilaç ile kol/bacak yıkanır. Böylece yüksek ilaç dozlarına çıkılabilir. Hipertermi ile birlikte uygulanmaktadır.

Kan /lenf damarı invazyonu (Blood Vessels/Lymphatic Invasion) : Tümörün damar cidarını istila etmesidir. Patoloji raporunda var/yok şeklinde yazılır. Varlığı halinde tümör lenf damarı veya kan damarı cidarına yayılmış demektir.

Kenar (margin) : Kanser cerrahisinde çıkarılan dokunun kenarı veya sınırıdır. Patoloji uzmanı dokunun kenarında kanser hücresi bulmadığı zaman, sınır negatif veya temizdir, kanserin tümünün çıkarıldığı kabul edilir. Patoloji uzmanı dokunun kenarında kanser hücresi bulduğu zaman sınır pozitif veya kirlidir, kanserin tümünün çıkarılmadığı kabul edilir.

Kemoterapi (Chemotherapy) : Kanser karşıtı (sitotoksik) ilaçlarla kanser tedavisi

Klinik deneme çalışması (Clinical Trial) : Kliniklerde gönüllüler üzerinde yapılan özel bir çalışma şeklidir, yeni tıbbi tedavi veya diğer uygulamaların nasıl sonuçlanacağını araştırır.

Lentigo melanoma (Lentigo melanoma) : Lentigo maligna'dan evrimleşen bir melanomdur. Yaşlılarda önkol ve yüz gibi uzun süreli güneş ışını hasarının olduğu yerlerde bulunur.

Lenfödem (Lympheodema) : Lenf damarlarının bloke edilmesi (ameliyatla kesilme, şua tedavisi, tümöre bağlı bası) sonucu lenfatik sıvının vücudun interstisyel dokularında birikmesidir. Lenfatik sistem lenf damarları ve lenf nodlarından oluşur. Lenf damarları protein, su, yağ ve hücre artıklarından oluşan yüksek molekül ağırlıklı lenf sıvısını toplar. Lenf damarları, lenf sıvısını artık ve yabancı maddelerin filtre edileceği (temizleneceği) lenf bezlerine taşır. Temizlenmiş sıvı tekrar kan dolaşımına katılır. Lenf damarları hasar gördüğü zaman lenf sıvısının serbestçe dolaşması zorlaşır, birikme oluşur. Bu birikme kol ve bacakta anormal şişmeye yol açar.

Melanin(Melanin) : Melanositler tarafından yapılan, derinin ve gözün rengini veren maddedir, UV ışınlarını abzorbe eder.

Melanosit (Melanocytes) : Deride ve gözde bulunan ve melanin adı verilen pigmenti üreten hücrelerdir.

Melanom, Melanoma, Maliğn Melanom, Malignant Melanoma, ben kanseri, melanom kanseri Deri ve diğer organlarda bulunan melanositlerden gelişen bir kanser türüdür ve genellikle malign melanom olarak adlandırılır.

Melanom tipleri [Cellular Description (the type of melanoma)] :

Yüzeyel yayılan melanom (Superficial Spreading Melanoma) : Vücudun her yerinde görülebilir, ancak sıklıkla erkeklerde gövdede, kadınlarda bacaklarda tespit edilir.

Nodüler melanom (Nodular Melanoma) : Nodül şeklinde kabarıklıktır, vücudun her yerinde görülebilir.

Akral Lentijinöz melanom (Acral Lentiginous melanoma) : Sıklıkla el ayası ve ayak tabanında görülen melanom

Lentigo Melanoma (Lentigo Melanoma) : Yüzde ve önkolda görülür.

Diğer (other) melanomlar : Mukozalarda görülen (mucosal melanoma) melanomlardır. Ağız ve burun mukozası, glans penis ve vajinal melanomlar bu kategoridedir.

Metastaz, metastatik (Metastatic) : Bir yerdeki kanserin vücudun başka yerindeki bir organa/dokuya (karaciğer, akciğer, beyin gibi organlar, kemik dokusu vb)gibi yayılması halidir.

Mitoz oranı (mitotic rate) : Bu terim melanom dokusu içindeki hücrelerin bölünme sıklığını ifade eder. Yüksek mitoz oranı hızla bölünen hücreler ile ilgilidir ve bu nedenle derin/geniş lezyonlar daha yüksek metastaz potansiyeli taşırlar. Yüksek mitoz oranı, önemsenen bir prognostik parametredir.

Mukozal melanoma (mucosal melanoma) : Burun, ağız içi, diş etleri, boğaz, yemek borusu, makat, idrar yolları ve vajen vb döşeyen mukozalar üzerinde gelişir. Kolaylıkla gözden kaçabildikleri için teşhis edilmeleri zordur.

Noduler melanom (Noduler melanoma) : Melanomun en agresif formudur. Başlangıçta vertikal istikamette büyür, büyümesi çok hızlıdır (birkaç ay). Öncü lezyonu yoktur .Küçük siyah veya deri renginde (amelanotik) pembe küçük nodül büyür, kanama görülebilir.

Nüks, yineleme (recurrence) : Bir iyileşme döneminin ardından (melanom) hastalığın tekrarlaması halidir. Melanomda bu tekrarlama, ameliyat yerinde (lokal nüks), ameliyat yeri ile lenf bölgesi arasında (in-transit metastaz), lenf bölgesinde (rejiyonel nüks) veya uzak organlarda olabilir.

Panç biyopsi(punch biopsy) : (Silindir şeklinde) kesici bir alet yardımı ile deriden bir lezyonun/parçanın alınması tekniğidir. Küçük lezyonların tamamı çıkarılabilir, büyük lezyonlardan patoloji incelemesi için örnek alınır.

Pigmente (pigmented) : Boya (pigment) toplanması/birikmesi ile renklenmiş deri veya mukoza adası olarak ifade edilebilir.

Primer tümör (primary tumor) : Orijinal tümör, esas tümör, ilk tümör

Prognoz (prognosis) : Hastalığın gidişatının ve sonucunun büyük olasılıkla tahmini

Radyoterapi (Radiation therapy) : Lokal kontrolü sağlamak için ışın tedavisi araçlarının kullanılmasıdır. Genellikle, seçilmiş olgularda lenf bölgelerine ve beyin, kemik vb uzak metastazlara uygulanır.

Regresyon (gerileme-regression) : Regresyon, tümörün (melanomun) içinde, tümöral (melanositik) büyümenin yok olduğu (kaybolduğu) alan olarak tarif edilir. Regresyon var /yok olarak tarif edilir. Regresyon varsa genişliği (yüzdesi) belirlenir. Makroskopik ve/veya mikroskopik regresyondan söz edilir. Kimi zaman melanom dokusunun tamamı regrese olabilir (komplet regresyon). Melanomun tamamında regrese olnuşsa, tümörü tanımak /tanımlamak zordur.

Risk Faktörleri (risk factors) : Bir kişide herhangi bir hastalığın gelişme şansını arttıran herhangi bir şey. Melanom için birinci derece yakınlarında melanom olması, çok sayıda diplastik nevus varlığı vb.

Satellit oluşum (satellite lesions) : Satellit oluşumlar primer lezyondan 0.05 mm den daha uzakta bulunan tümör/melanom nodülleridir. Klinik ve patolojik olarak var/yok şeklinde rapor edilir.

Selim (benin, benign) : Habis olmayan, tekrarlamayan deri lezyonları, kanser olmayan.

Sentinel lenf nodu (Nöbetçi lenf bezi, bekçi lenf bezi, sentinel lymph node) : Primer (orijinal) tümörden çıkan kanser hücrelerinin ilk ulaştığı varsayılan lenf bezi.

Sentinel lenf nodu biyopsisi (Nöbetçi, bekçi lenf bezi biyopisisi, sentinel lymph node biopsy) : Kanser hücrelerinin yayılması muhtemel ilk lenf bezinin çıkarılması ve incelenmesi

Şeyv biyopsi (Shave biopsy) : Bir bistüri yardımı ile deri yüzeyindeki lezyonun bir bölümünün kesilerek/tıraşlanarak alınması tekniğidir. Melanomda uygun bir biyopsi yöntemi değildir.

Ultraviyole A (UVA) : UVA 320nm ila 400nm arasında değişen dalga boyuna sahiptir. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının % 99u bu dalga boyundadır. Ultraviyole B nin zararlı etkilerini çoğaltır, bazı fotoduyarlılık reaksiyonlarından sorumludur, değişik deri hastalıklarının tedavisinde kullanılılabilir.

Ultraviyole B (UVB) : UVB 290nm ila 320 nm arasında dalga boyuna sahiptir. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının %1'i bu dalga boyundadır. Erken yaşlanmaya, değişik fotoduyarlılık reaksiyonlarına yol açar, güneşyanığına sebep olur. Kanser öncüsü lezyonların oluşması ve deri kanserinin gelişmesine sebep olan DNA hasarı dahil çok sayıda fotokimyasal hasarın ortaya çıkmasından sorumludur.

Ülserasyon (ulceration) : Ulserasyon basit anlatımı ile sınırlı doku ölümüdür. Bazen melanomun merkezinde görülür. Ülserasyon varlığı önemli bir prognostik paramatredir ve TNM evlemede bir üst sıraya çıkmasına yol açar. Ülserasyonun, hızlı büyümenin bir yansıması olduğu düşünülür, hızlı büyüme melanomun merkezinde hücre ölümüne sebep olur.

Yüzeyel yayılan melanoma (superficial spreading melanoma) : Beyaz ırkta en sık rastlanan melanom tipidir. 5.dekatta sık görülür. Güneşe maruz kalan bölgelerde, özellikle erkeklerde sırtta, kadınlarda bacaklarda ortaya çıkmaya meyillidir.

Prof. Dr. Sıdıka Kurul