estet.net


  • Yumuşak Doku Sarkomu

Yumuşak doku sarkomu (YDS) nedir ?

YDS yağ dokusu, kas dokusu, fibröz doku, sinir, kiriş, snovyal dokular (eklem çevresindeki dokular) kan ve lenf damarları gibi vücudun yumuşak dokularından ortaya çıkan bir kanser türüdür. Vucuttaki mezenkimal hücrelerden kaynaklanan yumuşak doku sarkomları (YDS)vücudun her yerinde görülebilir. Bütün yumuşak doku sarkomlarının seyri aynı değildir, bazıları yavaş büyürken, diğer bazıları çok malign tümörlerdir. Bu yazıda baş-boyun, kol-bacak ve gövdedeki yüzeyel yerleşimli YDS ları hakkında kısa bilgi verilecektir.

Hastanın şikayetleri : Çoğu kez şişlik veya kitle olarak farkedilir, ağrı olmayabilir. Büyüdüklerinde çevre dokulara veya yakınlarındaki bir sinire bası yaptıkları zaman ağrı ortaya çıkar.

Tanı aşamasında, ameliyat öncesi yapılması gerekenler:

Radyolojik incelemeler :

BT (Bilgisayarlı tomografi) CT (Computed tomography)

MRI (Magnetic Resonans Imaging): CT ye üstünlüğü damarlar hakkında daha ayrıntılı bilgi edinilir. Bu yolla hem şişlik hem ve şişliğin çevre ile ilişkileri hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olunur.

Sol kasıkta yer alan bir yumuşak doku sarkomunun MR incelemesi

Biyopsi : Biyopsi işleminde, cerrah tümörden doku parçası alır, bu patolog tarafından mikroskop altında incelenir. Burada hedef, bu şişliğin sarkom, başka tip bir kanser veya iyi huylu bir şişlik olup olmadığını anlamak; eğer sarkom ise cinsini ve grade’ini (saldırganlık derecesi) tayin etmektir.

Değişik biyopsi yöntemleri vardır :

İnce iğne aspirasyon biyopsisi : Bu biyopsi türünde, doktor ince bir iğne ve şırınga ile şişlikten küçük doku parçaları alır ve bu mikroskopta incelenir. Bu işlem bazen şüpheli şişliğin iyi huylu tümör veya kist, enfeksiyon veya kanser ve kanser dışı bazı hastalıkların ortaya çıkarılmasında kullanılır. Eğer mikroskopik tanı sarkom yönünde ise diğer biyopsi yöntemlerine başvurulması gerekir. En doğru yaklaşım esas ameliyatı yapacak kişinin biyopsiyi de yapmasıdır.

Kalın iğne biyopsisi : (Core needle biopsy, Tru-Cut biopsy): Bu işlemde cerrah özel bir alet yardımıyla şişliğin içinden silindir şeklinde bir doku çıkarır. Çoğu kez tanı koymak için yeterlidir. Cerrahi biyopsiye göre daha küçük bir işlemdir, daha az ağrılıdır. Lokal anestezi altında yapılır, işlem sonrası hasta evine gider. Gerektiği durumlarda Ultrason veya BT altında da yapılabilir. Günümüzde en doğru biyopsi şekli olarak kabul edilmektedir.

Cerrahi biyopsi : (Eksizyonel biyopsi): Bu işlemde, cilt ve cilt altı dokular kesilir, şişliğin tamamı çıkarılır ve mikroskopik incelemeye gönderilir. Lokal veya genel anestezi altında bu işlem yapılabilir, hastanın bir gece hastahanede kalması gerekebilir. Açık biyopsinin bu konuda uzman kişiler tarafından yapılması önerilir. Zira bu tümörlerin implante edilme (ekilme) olasılığı çok yüksektir. Uygunsuz yapılmış bir biyopsi asıl ameliyatın gereğinden daha geniş olmasına yol açabilir.

Patolojik inceleme : YDS larında ayrı bir sorundur. İnceleme bu konuda uzman kişi tarafından yapılmalıdır. Zira patolojik tanı ve radyolojik değerlendirme tedaviyi yönlendirecektir.

Tedavi şekline karar verme : YDS ları nadiren lenf bezlerinde metastaz yaparlar, buna karşın akciğere uzak metastaz yapma ihtimali vardır. Bu nedenle tedavi şekline karar vermeden önce diğer vücut bölgelerinin incelemesi yapılmalıdır. Şişliğe ait radyolojik bulgular, ayrıntılı patolojik inceleme sonuçları ve vücut taraması yapıldıktan sonra hastalığın evrelemesinin yapılması gerekir.

Evreleme :

Evre IA: Tümör iyi – diferansiye (kaynaklandığı dokuyu iyi taklit eden) veya orta derecede iyi-diferansiye, yüzeye yakın veya derin yerleşimli, 5 cm. den küçük. Lenf bezlerine veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama yok.

Evre IB: Tümör iyi-diferansiye veya orta derecede iyi- diferansiye, yüzeye yakın yerleşimli, 5cm. den büyük. Lenf bezlerine veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama yok.

Evre IIA: Tümör iyi diferansiye veya orta derecede iyi-diferansiye, derin yerleşimli ve 5cm. den büyük. Lenf bezlerine veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama yok.

Evre IIB: Tümör kötü diferansiye (kanser hücresi kaynaklandığı dokudan tamamen farklıdır) veya andiferansiye, yüzeye yakın veya derin yerleşimli, 5 cm. den küçük. Lenf bezlerine veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama yok.

Evre IIC: Tümör kötü diferansiye veya andiferansiye, yüzeye yakın yerleşimli, 5 cm. den büyük. Lenf bezlerine veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama yok.

Evre III: Tümör kötü diferansiye veya andiferansiye, derin yerleşimli, 5 cm. den büyük. Lenf bezlerine veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama yok.

Evre IV: Kanser lenf bezlerine veya akciğer, baş veya boyun gibi vücudun diğer bölgelerine yayılmış olabilir.

Tedavi Seçenekleri: Tedavi seçenekleri hastanın genel durumuna, yaşına, tümörün yerleştiği bölgeye, hastanın başvurduğu merkeze ve en önemlisi EVRE’sine göre değişmekle birlikte ; 3 tür tedavi söz konusudur;

1. Cerrahi : Ameliyatla şişliğin çıkarılması

2. Radyoterapi (şua, ışın tedavisi) : Yüksek doz X-ışınları kullanılarak tümör hücreleri öldürülür.

3. Kemoterapi (İlaç tedavisi) : İlaçlarla kanser hücreleri öldürülür.

Ameliyat : YDS ‘larını tedavisinde en sık kullanılan tedavidir. Ameliyat şekli tümörün bulunduğu vücut bölgesine ve yerleştiği doku planına göre değişir. Önemli olan tümörün çevresinden yeterli genişlikte sağlam doku ile çıkarılmasıdır. Plastik cerrahideki gelişmeler, YDS’ larının cerrahi tedavisine de yansımıştır. Tümör eğer vücudun yüzeyel bölgesinde yerleşimli ise, tümörün çıkarılması sonra çoğu kez açık yara ile sonuçlanır ve yara bölgesinin plastik cerrahlar tarafından onarımı gerekir. Kanserli dokunun tamamının güvenle çıkarılması için bazen kolun veya bacağın bir bölümü veya tamamı kaybedilebilir. Günümüzde cerrahi ekipte (ortopedi, genel cerrahi, göğüs cerrahisi uzmanları) plastik cerrahın da yer alması organ koruyucu (kol ve bacağın korunması) ameliyatları daha güvenli olarak yapılabilmekte, büyük tümörler ciddi bir işlev kaybı yaratmadan ameliyat edilebilmektedir. Eğer kanser lenf bezlerine yayılmış ise aynı ameliyatta lenf bezleri de çıkarılır (lenf bezi disseksiyonu). Bazı durumlarda (tümör 5 cm. den büyük ve/veya yüksek grade’li ise) ameliyat öncesi kemoterapi ve/veya radyoterapi yapılarak tümör küçültülür ve ardından ameliyat yapılır.

Radyoterapi : Kanser hücrelerini öldürür ve tümörün küçülmesini sağlar. Radyoterapi bir makine aracılığı ile vücuda dışardan uygulanabilir, veya ışın yayan materyal ( radyoizotop) doğrudan doku içine konur ya da kanser hücrelerinin bulunduğu yere yerleştirilen ince plastik tüpler içinden geçirilen radyoaktif teller aynı amaçla kullanılır.

Kemoterapi : Kanser hücrelerinin öldürülmesi için ilaçların kullanılmasıdır. İlaç koldaki bir damardan veya büyük damarlara yerleştirilen kateterlerden tüm kan dolaşımına verilebilir, bu tür tedavi sistemik kemoterapi adını alır. İlaç sadece kanser hücrelerinin bulunduğu bölgeyi ilgilendiren damarlar içine verilebilir, bu tedavi şekli regional (bölgesel) kemoterapi olarak isimlendirilir.